Ölmeyen, Ölmeyecek Rastignac’lar

Balzac denince akla ilk gelen, doksan beş romanlık edebiyat mabedi  “İnsanlık Komedyası”;  İnsanlık Komedyası’nın başyapıtı denince ilk düşünülen “Goriot Baba” romanı;  bu yapıtın başkahramanı olarak da “Eugene de Rastignac”ı söylemek hiç de yanlış olmaz. Peki, neden roman “ Goriot Baba” adını taşıyor? Bu soruya şu ana dek bulunan yanıt, ‘Balzac’ın huyudur; romanlarına, farklı yönler verir.

İnsanlık Komedyasının içindeki bütün eserlerin merkezindeki romandır “Goriot Baba”. 1835’de kaleme alınmış. Roman 1819 yılında, kırk yıllık orta halli insanların kaldığı Vauquer Evi’nde başlar. Yapıtın öne çıkan karakteri, “başkahramanı” bu pansiyonda kalan yakışıklı genç Eugene de Rastignac’dır.

Taşradan Paris’e hukuk okumaya gelmiş olan Rastignac, soylu fakat kıt kanaat geçinen bir ailenin, kendisine büyük umutlar bağladığı erkek evladıdır. İlk başlarda Eugene de Rastignac, “Paris için” oldukça saf ve romantik bir taşralı öğrencidir. Napoleon sonrasındaki Restauration (Yenilenme) döneminin yani Bourbon hanedanının yeniden Fransa tahtına oturduğu dönemin sorunları içinde bocalayan bir genç adamdır. Dönemin getirdiği sorunlarla ve sorularla karşı karşıyadır; ama ihtirasları da vardır.

Romanda Matmazel Taillefer ile ilgili olaylar, genç Rastignac’ın saf taşralı tarafını törpüleyecek ve Vautrin’in cinai planlarına şiddetle karşı çıkmış olsa da, toplum içinde yükselme, günümüzün tabiriyle, “köşeyi dönme” ihtirasını dindiremeyecektir. Hem Vautren hem de Goriot, genç Rastignac’a ‘babalık’ yapmak isterler. İkisi de genç adamın kaderini kendileri çizmeye kalkarlar. Ama ikisinin de planı gerçekleşmeyecek, biri mezara, diğeri hapishaneye gidecektir. Rastignac ise Balzac’ın diğer romanlarına sıçrayarak Balzac’ın ona biçtiği kaderi izleyecektir. Çömezlikten olgunluk devresine geçmiş bir ‘Paris fatihi’ olacaktır.

rastignac
Rastignac (solda) Vautrin’le, illüstrasyon: Le Père Goriot.

Eugene de Rastignac tiplemesi yazarın dokuz farklı romanında daha karşımıza çıkacak ve İnsanlık Komedyasındaki “geri dönen kişilikler” sistemi içinde, Goriot Baba romanının dışında da “kader çizgisini” diğer dokuz romanda sürdürecektir. ‘Goriot Baba’, söz konusu on roman içinde Rastignac’ın baş romanıdır. “İhtiraslı bir ikbal avcısının simgesi” haline gelmiş bu evrensel tiplemeyi taçlandıran romandır ‘Goriot Baba’.

Balzac, ‘Goriot Baba’ romanının yazım sürecinde “Rastignac” adını önce “Massiac” olarak düşünür. “Rastignac” ise, Balzac’ın 1831’de yayımlanan “Tılsımlı Deri” adlı yapıtında, ikinci karakterdir. Zaten “Rastignac” kişiliğinin ‘yaşam sürecindeki’ farklı dönemleri, Balzac’ın 1829’dan 1847’ye kadar kaleme aldığı romanlardan tam on tanesinde karşımıza çıkar.

Aslında yalnız Rastignac değil, Goriot Baba romanının kırk sekiz civarındaki karakteri, Balzac’ın diğer romanlarında da yer alacaktır. Böylece Balzac, ilk kez Goriot Baba romanı içine oturttuğu “geri dönen kişilikler” sistemi sayesinde, İnsanlık Komedyasının bütünü içinde, bir karakterin ‘kaderini’ çizebilmiştir.

Denebilir ki, “geri dönen kişilikler” sisteminin çevresinde, 1800’lerden 1847’ye uzanan, neredeyse yarım asırlık bir toplumsal arka plan panoraması vardır. Nitekim Friedrich Engels, “Bütün tarihçilerden, iktisatçılardan ve istatikçilerden öğrendiğimden daha fazlasını Balzac’tan öğrendim” sözlerini boşuna sarf etmemiştir.

Rastignac, “Goriot Baba” romanında Paris’te genç bir taşralı hukuk öğrencisi olarak karşımıza çıkarken, “Sceaux Balosu”, “Antikacı Dükkânı” ve Kaybolan Umutlar” da çömezlikten olgunluk devresine geçmiş bir ‘Paris fatihi’ olacaktır.  Daha sonra Balzac’ın altı romanında karşımıza çıkacak Rastignac, dönemin Fransız toplumunda basamakları hızla çıkarak, ünlü Banker Nucingen’in damadı, önemli bir politik şahsiyet ve sonunda da, 1845’lerin Fransa’sında Adalet bakanı olacaktır.

rastignac

Rastignac’ın önlenemez yükselişi aslında 1845’lerin Fransa’sından 20.yüzyılın bütün dünya ülkelerine ve oradan da 21.yüzyıl toplumunun içine yayılmıştır. Ne pahasına olursa olsun, yükselmek, toplumların en tepelerine yerleşmek isteyen Rastignac’lar, iki yüzyıl öncesinden bu güne kadar gelmeyi başarmış görünüyor.  Öyle ki, günümüz Fransız sözlüklerinde, “Rastignac” sözcüğünün karşılığı olarak, “kibar ikbal avcısı” açıklaması vardır. Kısacası, ‘para’nın bütün varlıkların tepesinde hüküm sürdüğü toplumlarda, 19.yüzyıl başlarından 21.yüzyıl başlarına kadar geçen bu zamanda, ne yöne dönsek “Rastignac” görüyoruz. Adeta bir Rastignac enflasyonuna uğradık. Sözlükle de tescillenmiş demek pek de yanlış olmasa gerek.

Gelin, “Rastignac”ın ‘baş romanı’ sayılan “Goriot Baba” romanının son satırlarını tekrar okuyalım:

“Yalnız kalan Eugene mezarın yukarılarına doğru birkaç adım attı. Seine boyunca kıvrılıp yatmış, ışıkları parlamaya başlayan Paris’e baktı. Vendome Meydanı’nın kulesiyle Invalides’in kubbesi arasına gözleri hırsla takıldı, kaldı. İçine dalmak istediği o kibar âlemi burada yaşıyordu. Bu vızıldayan arı kovanına, balını önceden emiyormuş gibi baktı. Şu azametli sözleri söyledi: ‘Şimdi karşı karşıyayız.’ Topluma ilk meydan okuma hareketi olarak, Delphine’e, akşam yemeğine gitti.”

Yorum yap

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin